Yolculuğu ne yolculuk yapar?

 

18 Ekimde Küba’da başlayan seyahatime Meksika’da devam ediyorum. 10 günlük Küba gezisinden sonra Cancun’da 3 gün geçirdim. Çok sınırlı bir sürem vardı, günübirlik bir tura katılarak Coba ve Tulum’daki Maya arkeolojik alanlarını gezdim. Bu bölgeler birer doğa harikası. Sizin de yolunuz Cancun veya Playa del Carmen’e düşerse bunları kaçırmayın. Tulum fotoğrafları için burayı , Coba fotoğrafları için burayı tıklayın.

Bu kısa Cancun turundan sonra 1 Kasım’da Mexico City’ye gittiğimde Ölüler Günü kutlamalarının 1.günüydü.

 

 

31 Ekim, Halloween, Cadılar Bayramı, 1 Kasım “el Dia de los innocentes”, çocukların ve Azizler Günü. 2 Kasım, Tüm Ruhlar Günü veya Ölüler Günü olarak kutlanıyor. 3-4 Kasım haftasonu olduğu için kutlamalar pazartesiye kadar devam etti. Dolayısı ile Mexico City çok kalabalıktı, çok renkli ve çok canlıydı ve eğlenceliydi.

 

 

 

Frida Kahlo müzesi ve Soumaya Müzesi için bir kaç gün daha kaldım.

Bir gün Museo Nacional de la Acuarela’dan ve başka bir yere nasıl ulaşacağımı sormaya çalışırken Gary benim İspanyolca ile nasıl mücadele ettiğimi duydu ve bana yardıma geldi. Bu sayede Lucile ve Gary ile tanıştım. Oldukça uzun bir süredir seyahat ediyorlarmış. Ertesi gün Kolombiya’ya gidiyorlardı. Şimdiye kadar yaptığımız yolculuklar ve planlarımız hakkında konuştuk ve vedalaştık. Belki yine karşılaşırız ✌

Mayıs ayında Kaş’taydım ve Kekova’ya gittiğim teknede Mindy ile tanışmıştım. Mayıs’tan beri Mindy ve ben iletişim halindeyiz. Ben de, CDMX’te iken Mindy’ye, burada bir arkadaşı olup olmadığını sordum. Böylece Ariadne ile tanıştım. Bir cumartesiyi bana ayırdı. Çok güzel bir gün geçirdik konuşa bildiğimiz her şeyi konuştuk, dilimiz Spanglish idi😀

Yaklaşık 10 gün kaldığım Mexico City’den ayrılma vakti geldi. ADO otobüsü ile yaptığın Mexico City – Oaxaca gündüz yolculuğu oldukça rahat geçti, manzara harikaydı. Geçmişte aktif olan Tláloc ve Iztaccíhuatl volkanik dağların arasından geçtik, çok dik olmayan bir tırmanıştan sonra tekrar düzleşen yolda Puebla üzerinden Oaxaca’ya ulaştık.

 

 

 

 

Oaxaca, kalabalık sokakları, sokak satıcıları, güzel ağaçları ve inanılmaz güzel ve özel çiçekleri, renkli tek katlı evleri, canlı, hareketli ve her daim hareketli Zócalo’su ile çok güzel bir şehir.

 

 

 

Burada tam 4 hafta kaldım. Hostal Andania evim oldu. Çok rahattı. Çok temiz ve çok bakımlı. (Sadece tencere ve tavaların değiştirilmesi gerekiyor).

Gelir gelmez bana önerecekleri bir okul olup olmadığını sordum. Ve Instituto Cultural Oaxaca’da ispanyolca derslere başladım. Ve orada Rev Kane, Carol, Donald, Marie, Swanti, Annie, Trudy, Amrinder, Yuri, Soren, Vanessa ile tanıştım. İspanyolca dersleri, Meksika yemekleri kursları, salsa dansı dersleri, hafta sonu turları onlarla çok eğlenceli geçti. Onları tanımaktan mutluluk duyuyorum. Harika öğretmenlerle de tanıştım. Pati ve Joel. Bana öğrettikleri için onlara minnettarım. Ve diğer öğretmenler ve okulda tanıştığım herkes çok güzel insanlar.

 

Oaxaca, yerli halkları ve kültürleri ile biliniyor. Önce Olmec’ler, sonra Zapotec’ler ve Mixtec’ler burada 1500 yıl kadar yaşayan halklar. Arkadaşlarımla, onları daha yakından tanımak için bir tura katıldık. Dünyadaki en geniş ağaç El Tule, elleriyle ürettikleri kilim ve halılarıyla ünlü Teotitlán del Valle, Zapotecler ve Mixteclerin yaşadığı Mitla ve arkeolojik kalıntılar ve Hierve el Agua ziyaret ettiğimiz yerlerdi.

Tule, en geniş ağaç … 2000 yaşında.. çok büyüleyici.

Teotitlán del Valle, özellikle koyun yününden elde edilen ve özellikle yerel, doğal boyalarla boyanmış el yapımı yün halılarıyla tanınıyor. Tarihi Zapotec tasarımlarını kullanılıyormuş. İnanılmaz zahmetli bir imalat süreci var.

Teotitlán Nahuatl dilinde “tanrıların ülkesi” anlamına geliyor. Teotitlán del Valle, 1465’te Zapotec halkı tarafından kurulmuş ilk köylerden biriymiş. Zapotec kültürü ve dili hala koruyor. Mitla Nahuatl dilinde ‘Ölülerin Yeri’ anlamına geliyor. Zapotec dilinde anlamı “mezar” veya “dinlenme yeri”.

Zapotekler, Mixtec’ler tarafından Monte Alban’dan çıkarıldıktan sonra burada yaşamışlar. Taş işçiliğine hayran kaldım. Alan taş işçiliğiyle dolu ve El Palacio harabeleri en etkileyici kısım.

 

 

 

 

Hierve de Agua. Kaynayan su anlamına geliyor. Yıllar boyunca su kaynakları burayı yaratmış.

 

 

Ulaştığımızda öğleden sonra olmuştu ve hava sıcaktı ve su benim için uygun sıcaklıktaydı. Sadece 1 saat vaktimiz vardı, turla gelmenin dezavantajı. Bu yüzden diğer şelale için zamanımız yoktu.

Birkaç gün sonra Annie ile birlikte tekrar gittim. Mitla’ya giden bir otobüse bindik ve orada Hierve el Agua’ya bir pikap arkasında gittik.. bu küçük macera 😂 sonrası manzara …

 

Oaxaca’daki son günümde Monte Alban’ı ziyaret ettim. Bu defa yalnızdım … arkadaşlarımın çoğu evlerine dönmüştü.

Bu büyük bir arkeolojik sit alanı. “Monte Alban”, İspanyolca “White Mountain” ve “Hayatın Kutsal Dağı” anlamına gelen Zapotec adı Danipaguache. Aztekler buraya Ocelotepec veya “Jaguar Dağı” diyorlarmış.

Yapay olarak düzleştirilmiş kutsal bir Mesoamerican şehri.

Mixtecler Zapotecleri buradan Mitla’ya sürmüşler ve Monte Alban’a 1521’de İspanyollar gelene kadar şehri geliştirmişler.

 

 

 

Ne kadar güzel. Yol boyunca gittiğim yerler, gördüğüm doğa, hissettiğim tarihi inanılmaz derecede güzel ve etkileyiciydi. Ve çok güzel insanlarla tanıştım. Arkadaşlarım … Birlikte eğlendik, birlikte iyi vakit geçirdik ve çok şey öğrendik. Ne mutlu bana 🥰

 

 

Oaxaca’da 4 hafta kaldıktan sonra Chiapas’taki San Cristobal De Las Casas’a gitmek üzereydim ama aniden planım değişti. Arkadaşlarım şimdi SanDiego’da ve Los Angeles, Las Vegas, Büyük Kanyon ve Sanfrancisco, San Diego’ya gidecek. Ben de onlara katılmaya karar verdim. Şimdi Latin Amerika turuma bir ara Amerika’ya gidiyorum. Yeni yılı nerede kutlayacağımı merak ediyorum!

Ve Yılbaşında nerede olacağımı merak ediyorum.

8 Aralık 2018 ✌️😎

Yorum / Comment / Comentario

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.