San Cristobal de Las Casas

 

Guadelupe Kilisesi

 

San Cristobal de Las Casas hakkındaki ilk okumalarımda burayı kesinlikle ziyaret etmeye karar verdim. Maya Toprakları. Tabii ki sadece burası değil. Guatemala da var. O yüzden bir çok gezgin San Cristobal de Las Casas’ı sona bırakıp, sınırdan otobüs veya arabayla Guatemala’ya geçiyorlar. Ben de böyle planladım ve bu şehri sona bıraktım.

Buraya tam 1 Ocak’ta Guadalajara’dan geldim. Guadalajara’ya Amerika dönüşü gitmiştim ve 10 gün kadar gezecek, kuzenimin arkadaşı Paola ile buluşacaktım. Buradaki ilk akşamımda Paola ile buluştuk, birlikte şahane bir yemek yedik ve sohbet ettik. şehri de geziyordum ama daha 3.günümde telefonum kayboldu gitti… Polisin de asla bulamayacağını kısa bir zaman sonra anladım. Keyfim kaçtı fena halde.. San Cristobal’e gitme vakti böylece geldi. Sonraki günlerde kendimi daha iyi hissettim ama bir süre bir motorsikletin ya da arabanın yanımdan biraz hızlı geçişinde zıpladım yerimden.

 

 San Cristobal Kilisesi, grafiti ve şapkacı

 

Burada San Francisco ve Guadalajara’daki kış halinden de çıktım, ilkbahar-yaz günlerine döndüm, bu da daha iyi hissettirdi. Şehir deniz seviyesinin 2200 metre üstünde olduğundan bizim yaylalar gibi, akşam saat 5 civarında güneş batmak üzereyken, gerçekten soğuyordu. Geceleri termallerimi giymiş halimle, üstümde yorgan ve battaniye ile birlikte bir de yatak örtüsü hiç fazla gelmiyordu.

Gezdiğim bu şehirleri birbirine çok benzettim. Hepsinin Zocalosu ve Zocalo’yu merkez almış yerleşimi var. Hepsinde çoğunlukla tek katlı evler var, ara ara da 2 katlı. İnsanlar, giyim tarzları, mercadolar, mağazalar, mağazalardan taşan aşırı yüksek sesli müzik, akşamları canlanan Zocalo, hemen hemen aynı..ve sokak yemekleri… Mısırın on çeşidi, kızarmış muzlar, yeni kızarmış incecik papates cipsleri ve tacos’cular tabi ki. Tabi şehirlerin genel olarak havası, büyüklükleri, insanların sayısı, arabaların sayısı ve ekonomik durumlar farklı ve bir de iklimleri ve doğaları.

 

 

 

 

 

İlk önce Sumideo Kanyonu’na gittim .. Benim için turla gitmek en kolay yol oldu. Aslında çok sayıda colectivo var ve ucuzlar ama bazen yolculuk daha pahalıya gelebiliyor ve bazen çok yorucu oluyorlar. (Sadece küçük bir not; turlar da ucuz. Noel ve Yeni Yıl nedeniyle 7 Ocak’a kadar canlı sezon olmasına rağmen, tur fiyatları hala çok makuldu. Sadece kredi kartı kabul etmediklerini aklınızda bulundurun).

 

Bloglarda bu timsahı aynı pozu verirken görmüştüm 😆

 

Katıldığım diğer tur Cascadas de El Chiflón ve Laguna Montebello oldu. İlk önce Cascadas de El Chiflón’u ziyaret etti. Yaklaşık 100 kilometrelik bir yol, ancak virajlar ve kasisler nedeniyle yaklaşık 3 saat sürdü.

 

Sonra 2.5 saatte 85 kilometre yol daha kat edip Laguna Montebello’ya gittik.

 

 

Sonra 3 saatte 145 kilometre kat ederek San Cristobal’a geri döndük. Zaten 20.45-21.00 a4sında döneceğimizi biliyorduk. 

Aslında diğer gölleri de görmek için en az 1 geceyi orada geçirmek çok güzel olurdu,  50’den fazla göl varmış. Kalınacak yerler de var. Ancak aklınızda bulundurun, güneşin batmaya başlamasıyla beraber saat 16.30 -17.00 civarında, hava gerçekten çok soğuk oluyor. 

Dönüşte doğrudan ana yolu kullandık, Guatema – Meksika uluslararası yolu.

Son olarak gittiğim yer San Juan Chamula idi ve en ilginci de orasıydı.

 

Bu arada planlarım değişti. San Cristobal de Las Casas’tan sınırı otobüslerle geçerek Guatemala’ya gitmek yerine Kuzey’e gitmeye karar verdim. Ve şöyle bir rota çizdim : Palenque, Campeche, Merida’yı ziyaret ettikten sonra Antigua’ya uçmak. Aslında bir opsiyon Chetumal veya Bacalar’a uçmak ve sonra kuzeye gitmek, ama bunu yaparsam Palenque’den vazgeçecektim, bunu istemedim. Bir de ayrıca o günlerde Chetumal ve Bacalar bulutlu ve yağmurlu örünüyordu. Dolayısıyla sıradaki Palenque oldu.

6 Ocak 2019 ✌️😎

 

Yorum / Comment / Comentario

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.