En güzel Kolombiya Kasabaları

Guatapé

 

Guatapé Kolombiya’da gördüğüm ilk kasaba. Rengarenk boyalı evleriyle Antioquia eyaletindeki en ünlü kasaba. Bu kadar ünlü olması için 2 neden daha var; biri Piedra del Peñol (aşağıdaki videoyu hazırladım, çektiğim fotoğraflardan), diğeri baraj amacıyla başlanan ancak daha sonra yapılmayıp turizme açılan göldeki adacıkların şahane görüntüsü. İlk günümde hava çok bulutlu olunca Peñol ziyaretimi ertesi güne bıraktım ve birinci günümde Guatape sokaklarını fotoğrafladım. Pazar günü olduğundan kasabada çok sayıda yerli turist vardı ve sokaklar yiyecek standları ile doluydu. Meyve, taze meyve suyu, kahve, hamburger,  arıştırmalık, mangalda mısır, yok yok. Hepsini tadına baktım. Her yeni gördüğüm tropical meyve ve meyve suyunu deniyorum. Çok çok lezletliler. Piedra del Peñol‘u ertesi güne bıraktığım çok iyi oldu, çünkü pazar günü çok kalabalık olurdu. Ayrıca ertesi gün güneşli bir sabaha uyandım. 8.30 da Piedra del Peñol e tırmanmaya başlamıştım. 740 basamak…  😀  Yüksek performans gösterdiği  ilk aktivitem.

 

Guatapé’ye Bogotá’dan gittiğim için yolum biraz uzundu. Önce otobüslerin hangi şehirde hangi terminalde olduklarını araştırdım. Bogotá Salitre terminalinden Medellin North terminaline gitmem gerektiğini öğrendim. Gece otobüsü ile gideceğim için terminale gece gitmem gerekiyordu. Bogotá’da taksi konusunda dikkatli olmak gerekiyor. Sokaktan geçen taksiye asla binilmemesi gerektiğni okuyorum ve duyuyorum. Güvenli taksi arayıp adrese çağırmanız gerekiyor. Bir de legal olmayan Uber sistemi var. Sohbet ettiğim her Kolombiyalı’ya Uber güvenli mi diye sorma alışkanlığı edindim ve hep güvenliği olduğunu söylediler. O akşam ben de Uber ile Salitre terminaline gittim. Legal olmadığı için ön koltukta oturmamı ve parayı  araç içindeylen ödememi istedi şoför. Çok rahat bir şekilde terminale vardım.

Bir kaç büyük otobüs şirketi var. Ben Bolivariano’yu tercih ettim. Aşırı soğuktu. Otobüs ve uçak yolculuklarında yanımda hep birşeyler bulunduruyorum. Kastüyü mont, eşarp ve yelek ancak yetti. Andes dağları nedeniyle ülkenin bu bölümü son derece virajlı. Bu bilgiye daha önce ulaşmadığım için maalesef hazırlıksız yakalandım, virajlı yollar tuttu beni. Bu kötü deneyimden sonra emeduru hep el altında bulundurmaya başladım.

Medellin kuzey terminaline sabah 7 gibi vardım. Aynı terminalden Guatapé’ye giden ilk araç için bilet aldım. Burada Boliviano, Brasilia gibi büyük otobüsler dışındaki tüm otobüs ve minibüsler dolmuş misali çalışıyor.

Hotel Lagos de Guatapé’de kaldım. Çok sayıda seçenek var, merkezde, Piedra del Peñol çevresinde ve göl çevresinde. Ben merkeze yakın olmayı tercih ettim.

 

Medellin

Guatapé’de 2 gün 2 gece geçirdikten sonra Medellin’e döndüm. Medellin’i gezdim sayılmaz. El Poblado bölgesinde, hostel ADN, Algo de Nosotros’da kaldım ve sadece Plaza Botero ve civarında yürüdüm.

 

 

Medellin’e Guatapé’ye gittiğim için gitmiş oldum. Ama aslında Silvia and Daniel için Medellin’de kaldım. Kolombiya’da tanıştığım ilk ve en tatlı insanlar. Danie ile Bogotá’da hostalda tanıştım. İkimiz de çıkış yapıyorduk ve ayak üstü sohpete başladık. Hazır İngilizce konuşan bir Kolombiya’lı bulmuşken ve acelem de yokken bu fırsatı kaçırmadım. 4 yıldır Medellin’de yaşıyormuş ama aslında o bir Rolo. Yani doğma büyüme Bogotá’lı. İş için gelmiş. Sohbet etmeyi, yardım etmeyi çok seviyor. Bana oldukça fazla zaman ayırdı. Her zaman arayabileceğimi söyledi. Medellin’deyken aradım, sorular sordum yine. Annesiyle yaşıyormuş. Gündüz olmasa da akşamları vakit ayırdılar, gelip hostelden alıp yürüyüşe çıkardılar, şehri gezdirdiler, ardından birlikte yemek yedik.

Medellin aslında 3 milyon kadar nüfusu olan Kolombiya’nın 2.büyük şehri…4-5 kalıp dolu dolu gezmek gerekir.

 

Santa Fe de Antioquia

3 gün 2 gece Medellin turundan sonra Santa Fe de Antioquía’ya gitmeye karar verdim. Sıcak olduğunu biliyordum ama bu kadar olacağını beklemiyordum. Medellin’den sadece 60 km mesafede ve iklim bu kadar farklı. Medellin kuzey terminalinden yaklaşık 2 saat sürdü.

Terminalden çıktım ve yolun tam karşısındaki Hotel San Judas’a bagajımı bırakıp merkeze gittim. O kadar sıcak ki bir saat bile dayanamadım v3 gördüğüm ilk serin kafeye daldım.

 

 

 

 

Sıcak ama açık bir gündü, mavi gökyüzü, şahane beyaz bulutlar. Saat 4 gibi Occidente Köprüsüne (Puente Occidente) gitmek iyi olur diye düşünmüştüm fakat bir anda hava değişti, yağmur bulutları geldi, 3.30 gibi yağmur başladı.

Köprü ziyareti sabaha kaldı. Sabah yağmursuz ama bulutluydu. Köprüden döner dönmez Jerico’ya doğru yola çıktım.

 

Jerico

 

Jerico bir tepenin eteklerine kuruşmuş çok güzel bir kasaba. Bu da çok sayıda iniş çıkış demek ve bolca merdiven demek…

 

Bu küçük kasabalarda akşam üstüne meydanda toplanmaya başlıyor yerel halk. Jerico’nun çok güzel bir meydanı var ve cafeler, restoranlar ve katedral ile çevrili. Katedraller böyle küçük kasabalarda pek yaygın değil.

 

Inmacula Corazón de María y Santa Laura

 

 

Jerico’ya gitmek biraz vakit aldı. Direk olarak Santa Fe de Antioquía’dan Jerico’ya gitmek demek, means, otobüs/dolmuş anayola çıkmayacak demek. Aynı zamanda, aradaki bir kasabada araç değiştirmek demek… Bir çok kez deneyimledim bunu. Önce Bolombolo denilen bir kasabanın terminaline geldik, yol yaklaşık 3 saat sürdü. Minibüsle gittim ama aslında bir chiva süper olurdu bu yollarda. Yaklaşık bir saat bekledim ve bu defa bir otobüs geldi. Bolombolo ve Jerico arasında yol inanılmaz virajlıydı.. Büyük otobüsle ağır ağır geldik. Hava kararmıştı. Yolcuların yardımıyla Hotel Atenas Jerico’nun bulunduğu sokağın başında indim ve otele kolayca ulaşmış oldum.

 

Jardín

Bir sonraki durağım Jardín. Bir diğer güzel kasaba. Buraya bir chiva ile geldim.

Yol yaklaşık 35 km ancak dağ yolunda 2 saat kadar sürdü. Bu benim favori yolcuğum ve Jardín en sevdiğim yerlerden biri oldu. Ayrıca Hotel Casa Grande’de en sevdiğim otellerden biri oldu. 4 gece kaldım.

Jardin günlerimde çok sıklıkla yağış oldu. Otelde oldukça vakit geçirdim. Zaten biraz üşütmüştüm… Öksürük ve halsizlik nedeniyle otelde kalıp dinlendim. Havanın açtığında da el yapımı teleferik La Garrucha  ile karşıya geçip yemyeşil vadide bu güzel kasabaya uzaktan bakma fırsatım oldu, 2 saat kadar süren bir atlı turu yaptım, botanik bahçeye gittim ve Andean cock of rock/Jardín de rocas kuşlarını görmeye Jardín naturel rezervine gidebildim…ve şahane fotoğraflar çektim.

 

 

Salento

Cocora Vadisi, Salento

 

Salento’ya öğleden sonra yağmur altında ulaştım. Bu yağmurlu günlerde havanın ne zaman açacağını oldukça merak ediyordum çünkü aksi halde Cocora Vadisine gidemeyebilirdim. İkinci gün güneşli şahane bir sabaha uyandım. Erkenden çıktım ve jeep’lerin bulunduğu meydana yürüdüm. Yaklaşık 20 dakikalık bir yoldan sonra park alanına geldik. Buraya yürüyerek, bisikletle veya atla da gelinebiliyor.

Tam ölçüsü bilinmeyen, 12-15 km arasında olduğu söylenen parkur başlangıç noktasında mavi bir çit ve hemen önünde bir rehber vardı. Yürüyüş parkuru hakkında bilgi verdi ve başlamak üzere olduğum yürüyüşün farkında olup olmadığımı sordu. Yürüyüş tersten de gerçekleştirilebilir, kısa parkur seçilebilir. O günkü hava koşullarını dikkate alarak uzun parkur için bu girişe başlamamı önerdi. Ayrıca yanımda su ve yiyecek olup olmadığını da sordu. Sorduğu anda farkettim ki sadece su var yanımda, yiyecek aklıma bile gelmemiş.

Hemen ordaki büfeden muz ve guayaba aldım. Gıayaba buraya özgü bir meyveden yapılan pestil gibi bir şey… enerji verir dedi rehber.

Ve yürüyüşe başladım.

Cocora vadisi yürüyüş başlangıcı gayet düzdü, sanırım yaklaşık 1,5 saat kadar bu güzellikler içinde hayran hayran yürüdüm.

 

Sonra zorlu kısım başladı öyle ki durdum ve geri dönmek daha mı iyi olur acaba diye düşünmeye başladım. O sırada 4 kişilik bir aile bulunduğum yere ulaştı, sohbete başladık. Geri dönmeyi düşündüğümü söyledim, hadi gel bize katıl, birlikte yürürüz dediler. Çok hoşuma gitti bu teklif, tamam dedim, birlikte daha güzel ve kolay olur… Böylece sohbetli, paylaşımlı yürüyüş başladı ve ben de Acaime noktasına kadar çıkmayı başardım. Çok iyi etmişim. Buraya girişte 5 bin peso ödenmesi gerekti, kahve veya kakao ve yanında guayaba ve peynir ikram ettiler. Guayaba peynirle birlikte çok hoşuma gitti. Birkaç tane daha aldım, kahveyle birlikte çok iyi geldi…

Bol inişli çıkışlı yürüyüşe devam ettik, bir çok noktadan harika manzaralar eşliğinde ve Finca La Montana noktası da tam mola veririz derken çok kuvvetli bir sağanak başladı. Kahve içimi sırasında yağmur oldukça azaldı ve biz de yola devam ettik 😀

Meşhur palmiyeler görüş alanımıza girdi nihayet… ardından bolca fotoğraf…  Igne ve Albert ile burada tanıştım, fotoğraflarını çekerken ve farkettim ki aslında onları hostelde görmüştüm. Hostel El Zorzal.. Daha sonra birlikte çok güzel vakit geçirdik, uzun sohbetlerde seyahatlerimizi anlattık birbirimize, yemeğe gittik beraber… sonrasında farklı rotalara doğru yola devam ettik ama hala haberleşiyoruz.

Vadi fotoğraflarım burada.

 

Dönüşte Kolombiyalı aile beni hostele kadar bıraktı, aşırı yorgundum ve bu teklif harika geldi.

Bu yürüyüş seyahatimin başından itibaren en büyük performansım oldu, 7 saat 12-15 km arasında bir yürüyüş.

Ertesi gün dinlenip kasabada turladım. Salento diğerleri gibi rengarenk bir kasaba…  Fotoğraftaki çantayı kullanan beyleri daha önce görmüştüm, el yapımı çanta, ‘carriele’ deniyor, fakat şapkadan ayakkabıya tam tekmil giyimi ilk defa burada gördüm. Çok güzel 👌

 

Sonraki gün hostelde kaldım, yemyeşil ve bol çiçekli bahçe harikaydı ve çok sayıda rengarenk kuş geldi, tukan dahil olmak üzere. ❤ Salento.

 

Tatacoa Çölü

 

Sonraki durağım, sadece bir gece için Tatacao Çölü oldu. Aslında 2 tam gün geçiririm diye düşünüyordum ama o kadar sıcak ve sivrisinekliydi ki 24 saat dolmadan ayrıldım.

Salento’dan, Armenia aktarmalı olarak gece yolculuğu yaparak gittim. Sabah 6.30 gibi Neiva’ya ulaştım, oradan da dolmuşla Villavieja’ya ve sonra da tuk tuk ile çölde kalacağım hostele. Tuk tuk ararken 4 yeni arkadaşım oldu, 2 Alman, 1 Avusturya ve 1 Meksika’lı. Birlikte kahvaltı yapıp ve o sırada doğum günümü kutlayıp ardından hostele gittik; Noche de Saturno. Çölde olmak hiç hoşu a gitmedi ama yeni arkadaşlarla olmak süperdi. Herkesin bir hikayesi var, sohbet etmek harikaydı. Yemeği beraber yiyip, şerefe biraları tokuşturduktan sonra, Astronomi Gözlemevinde bulutlar nedeniyle yıldızları da göremediğimiz için, geceyi ‘uno’ oynayarak geçirdik. Galiba doğru zaman değildi. Ertesi sabah saat 7 gibi 2 arkadaşla birlikte Neiva’ya geri döndük ve 9 otobüsüyle Bogotá’ya döndüm.

March 7, 2019 ✌️😎

 

Yorum / Comment / Comentario

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.